anasayfaÜzerinden 8 medeniyetin geçtiği kutsal, güzel Anadolu’muzda barış ve refah içinde yaşamak mecburiyetinde olduğumuzu herkes bilmelidir. Gerçekleri bir tarafa iterek hayaller üzerinde yanlış kararlar vermek, ülkeyi kana bulamaktan başka bir yola götürmez. Herkesin bunu bilmesi lazımdır.

Geçmişteki tarih sayfaları iyi okunmalı, bundan ders alınmalıdır.

Büyük Bilge Kağan’ın birkaç cümlesini sizlere sunuyoruz:

“Babamızın ve amcamızın kazanmış oldukları milletin adı sanı yok olmasın diye, Türk ulusu için gece uyumadım; gündüz oturmadım. Kardeşim Kül Tigin ve iki şad ile birlikte öle yite çalışıp kazandım. Böyle kazandığım için birleşik milleti ateş ile su gibi birbirine düşman etmedim. 

Tanrı buyurduğu için ben de kutlu ve bahtlı olduğum için ölmek üzere olan milleti diriltip doyurdum. Çıplak milleti giyimli kıldım; yoksul milleti zengin kıldım. Az milleti çok kıldım; güçlü devleti olandan ve güçlü kağanı olandan daha iyi kıldım. Dört bir yandaki milletleri hep kendime bağımlı kıldım. Türk milletini düşmansız kıldım.” Devamını Oku

Asrımızda strateji uzmanları, araştırmacılar, düşüncelerini ifade ederken genellikle küresel dünyayı incelemektedirler. Biz ise gelecek yüzyıl konusunda, sadece Türk-Arap-Kafkas-İran (TAKİ) ülkelerini ele almaktayız. Yemen’den Kazakistan’a uzanan yaklaşık 400 milyon nüfuslu, 11 milyon 113 bin kilometrekarelik bir alana sahip, uzun yıllar aynı yönetimde yaşamış bölgeden, yüzde 100’e yakını Müslüman olan bir topluluktan söz ediyoruz. Devamını oku.

Kitabı aşağıdaki kitapçılarda bulabilirsiniz:
Arkadaş Kitabevi, Remzi Kitabevi, İnkılap kitabevi, Kitapyurdu, Gergedan Kitabevi, Kitapsan Kitabevi İzmir, Kitapsan Kitabevi Adana ve Mersin, Kırmızı Kedi Kitabevleri, Gergedan Kitabevi, Dost Kitabevi, Alkım Kitabevi

Türkiye’nin ilk savaş muhabirlerinden gazeteci Lütfü Akdoğan, anılarını “Krallar ve Başkanlarla 50 Yıl” adı altında kaleme aldı. Yarım asırlık meslek yaşamını geride bırakan Akdoğan, bu süre içerisinde, özellikle Orta Doğu konusunda Bâbıâli’nin en deneyimli gazetecisi ünvanını kazandı. Orta Doğu’daki ülkelerin kralları, başkanları ve emirleri ile yakın dostluk ilişkisi kuran Akdoğan, 1965 yılında Milletvekili seçilip, TBMM’ne girdi. Akdoğan’ın üç ciltten oluşan anılarının bu birinci kitabı, 1950-1970 yıllarını kapsıyor. Lütfü Akdoğan, anılarının bu bölümünde, Bâbıâli’nin 50’li yılları ile Orta Doğu’nun bitmeyen savaşlarını anlatıyor.

“Değerli arkadaşım ve dostum Lütfü Akdoğan, yıllarca çalışarak, yaşadığı devrin intibalarını üç kitapta topladı. Gelecek nesillere fevkalâde çalkantılı bir devirden, bazı çok önemli bilgiler ve tespitler aktarıyor. Sayın Lütfü Akdoğan, siyasetçi olarak, yazar olarak,gazeteci olarak; bu devir, bu coğrafya ve bu devirdeki aktörler hakkında geniş ve çoğu birinci elden bilgiye sahiptir. Pek çok kimseyi tanır. Önemli hadiselere şahit olmuştur. Türkiye siyasetinde, önemli günlerde Meclis’te bulunmuştur. Yazdıkları ilgi çekicidir. Kendisine, benim de içinde yaşadığım bir devri, vukufla anlattığı için teşekkür ederim.

Süleyman Demirel

Gazeteci Lütfü Akdoğan