Çay – Simit Züğürtlüğünden Milyarderliğe Giden Yol

Yıl: 1950

Yer: İstanbul

Lütfü Akdoğan, Babıâli’nin en büyük gazetecilerinden Yeni Sabah’ın polis ve adliye muhabiri.

Aksaray’daki konutundan her gün yürüyerek geliyor gazeteye. Günlük gıdası, 32 yıl sonra bir söyleşide içtenlikle açıkladığı gibi, simit, çay ikilisi ve akşamları işkembe çorbası.

Süveyş olaylarında savaş muhabiri olarak görev yapan Lütfü Akdoğan, Kahire’deki zirve toplantısını izlemek olanağı bulan tek Türk gazetecisi.
Kişiliği ile, tüm Ortadoğu’da bayraklaşan bir lider olan Mısır Devlet Başkanı Cemal Abdül Nasır, Trük gazetecisi Lütfü Akdoğan’a içtenlik dolu bir yaklaşımla ilgi duyar.Yıl:  1963

Yer: Ankara

Lütfü Akdoğan, gazeteciliği gündemin dışına atmış ve bu kez İnönü ile Arap liderler arasında özel mesajlar taşıyan bir “ Özel ulak” işlevini üslenmiş durumda.

Yıl: 1965

Yer: Ankara

Yeni Sabah Gazetesi’nin 15 yıl önceki polis muhabiri Lütfü Akdoğan, şimdi Adalet Partisi’nin Konya Milletvekili olarak T.B.M.M. de yasama görevini yapmaya çalışmaktadır.

Yıl: 1970 ve sonrası

Yer: Lübnan

1950’li yılların gazetecisi, 1960’lı yılların politikacısı Lütfü Akdoğan, Mısır Devlet Başkanı Nâsır’la Suudi Arabistan Kralı arasında önceleri bir prezantür… Daha sonraları özel bir kurye… Onları birbirine yaklaştıran güvenilir bir aracı-dost.

Yıl: 1982

Yer: İstanbul

Lütfü akdoğan, bir zamanlar Sadrazam Sait Halim Paşa’nın taht kurduğu boğazın en güzel semtinde, Yeniköy’deki saray yavrusu yalısında aşçılar, işçiler, uşaklar, sekreterler arasında “ prens” gibi yaşayan milyarder bir iş adamı.

Horoz ölür gözü çöplükte kalır demişler. Babıâli’nin kendine özgü havası nereye gitse insanın yakasını bırakmaz. Yola Babıâli’den çıkanlar ister Milletvekili olsunlar ister Bakan, Başbakan olsunlar: yolları döner, dolaşır, tekrar Babıâli’ye yönelir.

Lütfü Akdoğan da birkaç milyarlık bir yatırımla günlük gazete çıkarmayı düşlüyor, iskelesine boğazın en zarif sürat teknesinin bağlı bulunduğu yalısında.

                                                       BABI-I ÂLİ-BAB-I ÂDİ-
Şemsi Belli(İstanbul 1988)