Yeni Kitap: “Türkiye Nereye” – EGER  SİZ… iSENiZ BEN KAFATASÇIYIM – Lütfü Akdoğan

kapakRAFLARDA HENÜZ YERİNİ ALAN ”TÜRKİYE NEREYE?” KİTABINDAN ALINTILAR…

“Lütfü Akdoğan
Lütfü Akdoğan, Türkiye’nin ilk savaş muhabiri. Ortadoğu’da tam 10 savaş, 20 ihtilal görmüş, bazı savaş ve ihtilallerin önlenmesinde rol oynamış, hakkında “vur emri” çıkarılmış, 8 defa ölümle burun buruna gelmiş.

Gazetecilik hayatı süresince 60’a yakın kral ve devlet başkanı ile görüşmüş, birçoğu ile de yakın dostluklar kurmuş, mesleğinde unutulmaz ilklere imza atmış bir gazetecidir.

Lütfü Akdoğan, Selçuklu, Osmanlı, Anadolu, Türk, Arap, İran, Türkmen, İslam, Fransız tarih ve kültürüyle büyümüş, bu medeniyetlerle yoğrulmuş bir yazardır.” 

ZARURİ BİR AÇIKLAMA

 Sayın okuyucularımız,

Ben 85 yaşında, sürekli şeref basın kartına sahip, 65 yıllık bir gazeteciyim. Şeref basın kartı Türkiye’de zannediyorum dört beş kişide ya vardır ya yoktur. Kitabımda okuduğunuz gibi 1950’den 2002 yılına kadar pek çok bakan, başbakan, cumhurbaşkanı ile görüşmüş, konuşmuş, tanışmış eski bir milletvekili ve gazeteci olarak bu hükümetlerin çoğuyla kaynaşmış bir durumdayım. Kitabın gerçek bir şekilde eleştirilmesi ve yorumlanması için bu açıklamayı yapmak mecburiyetindeyim. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı bir kere havaalanında VIP otobüsünde gördüm; merhabalaştık ve el sıkıştık. O zamanlar belediye reisiydi. İkinci defa yine uçakta karşılaştık; hatır sorduk ve el sıkıştık. Onun dışında ne gazeteci olarak ne de herhangi bir sıfatla belediye reisi, başbakan ve cumhurbaşkanı görevlerindeyken, ne tanışmam ne konuşmam ne birlikte yemek yemem ne de herhangi bir basın toplantısında bulunmuş olmam söz konusudur. Sayın Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu televizyonların dışında hiçbir yerde görmedim, onunla tanışmadım. Şu anda mevcut olan hükümetin hiçbir üyesini tanımıyorum ve AK Parti’den başta başkanı olmak üzere hiçbir yönetim kurulu üyesini tanımıyorum. Sayın Kılıçdaroğlu’nu sadece televizyonda gördüm, hiçbir yerde karşılaşmadım. Hiçbir milletvekilini de tanımıyorum. Sayın Bahçeli’yle, Süleyman Demirel’in yemeğinde el sıkıştık. Onun dışında kendisini ve milletvekillerini tanımıyorum. Sayın Demirtaş’ı televizyonların dışında hiçbir yerde görmedim ve partisine mensup tek bir milletvekilini bile tanımıyorum. Sadece Sayın Doğu Perinçek’in anne ve babasını çok iyi tanırım. Kendisi de dostum olur. Bunların dışında kalan 17 partinin hiçbirisinin başkanını tanımadım, elini sıkmadım, televizyonda görsem dahi tanıyacak durumda değilim. Bugünkü devletin içinde yer alan hiçbir generali, askeri, çeşitli görevlerde bulunan memurları da tanımam. Afedersiniz bu belki benim cehaletimdir. Memleketime otuza yakın eser bırakmış, hayatımın kırk yılından fazlasını yurt dışında geçirmiş, Türkiye’de 1950 yılında Adnan Menderes Hükümeti’nden bu yana, 42 hükümet görmüş, Atatürk hariç 9 cumhurbaşkanı tanımış, Türkiye’de 4 ihtilal, Ortadoğu’da da 12 ihtilal ve darbe görmüş, 8’e yakın savaşta bulunmuş bir gazeteciyim. Bu arada dünyada 60’a yakın kral, devlet başkanı, başbakan gibi şahıslarla çok yakın siyasi ve dostane ilişkilerim olmuştur. Bu yaştan sonra şahsıma, mesleğime, aileme gelecek en ufak bir tenkitin beni son derece rahatsız edeceği gerçektir. Bunları engellemek için bütün yetkililere aktarıyorum. Mürekkebim kanım, kalemim vicdanım prensibiyle tarafsız, aklımın ve bilgimin erişebildiği güçle yazdım. Hiçbir tarafın destekçisi olmadım, olamam da. Herkesin bunu göz önünde tutarak kitabı değerlendirmesini rica ederim.”

—————————————————————————————————

“Sayın okuyucularımız,

ARTIK YETER! 

Türkiye’nin toprak bütünlüğünü bozmak ve Türk milletini kanlı maceralara sürüklemek isteyen iç ve dış düşmanlara ihtar olunur. “Eğer siz … iseniz”, bizi zorla “kafatasçı” yapmış olursunuz. Herkes aklını başına toplamalıdır. Bir an önce huzurun ve refahın sağlanması için el birliği ile çalışmak şarttır. Bunu isterseniz bir nasihat, isterseniz bir tehdit olarak kabul edin; vicdanlar ve akıllar nasıl değerlendiriyorsa, öyledir…”

ARKA KAPAK YAZISI

Üzerinden 8 medeniyetin geçtiği kutsal, güzel Anadolu’muzda barış ve refah içinde yaşamak mecburiyetinde olduğumuzu herkes bilmelidir. Gerçekleri bir tarafa iterek hayaller üzerinde yanlış kararlar vermek, ülkeyi kana bulamaktan başka bir yola götürmez. Herkesin bunu bilmesi lazımdır.

Geçmişteki tarih sayfaları iyi okunmalı, bundan ders alınmalıdır.

Büyük Bilge Kağan’ın birkaç cümlesini sizlere sunuyoruz:

“Babamızın ve amcamızın kazanmış oldukları milletin adı sanı yok olmasın diye, Türk ulusu için gece uyumadım; gündüz oturmadım. Kardeşim Kül Tigin ve iki şad ile birlikte öle yite çalışıp kazandım. Böyle kazandığım için birleşik milleti ateş ile su gibi birbirine düşman etmedim. 

Tanrı buyurduğu için ben de kutlu ve bahtlı olduğum için ölmek üzere olan milleti diriltip doyurdum. Çıplak milleti giyimli kıldım; yoksul milleti zengin kıldım. Az milleti çok kıldım; güçlü devleti olandan ve güçlü kağanı olandan daha iyi kıldım. Dört bir yandaki milletleri hep kendime bağımlı kıldım. Türk milletini düşmansız kıldım.”

2 thoughts on “Yeni Kitap: “Türkiye Nereye” – EGER  SİZ… iSENiZ BEN KAFATASÇIYIM – Lütfü Akdoğan

  1. Bu kitaptan bir adet istiyorum. Ulusal kanalda izledim. Mesaj gönderdi m. Ama mesaj gitmedi. Ulusal yazıp 3929 a gönderin demiştiniz.

  2. Sayın Akdoğna.Sizi 1965lerden Tercüman Gazetesinden itibaren okurum.Yazılarınızı takip ederdim.Kitabınızın tanıtımını ULUSAL kanal’da gördüm.Edinmek istiyorum.
    Adresim:
    Ali Yıldız
    Kütükçü Postanesi
    Kepez/ Antalya
    Tel: 0536 260 5216

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir