Taha Kıvanç

Taha Kıvanç Yeni Şafak Gazetesi
04.01.2007
Bizim hacılar harika Hac izlenimleri: 2

Herkesin bildiÄŸini bir kez daha yazayım: Hac olaÄŸanüstü meÅŸakkatli bir ibadet; bu sebeple ‘ömürde bir kez’ yapılması yetiyor.

Belli bir günde belli bir yerde bulunup belli bir tarzda davranma gerekliliÄŸi zaten zorlaÅŸtırıcı; bir de bulunulacak yerin çapı yalnızca birkaç km kare, orada bulunacak kiÅŸilerin sayısı üç milyondan fazla ve davranış tarzı ibadet ise… Karşılaşılan zorluk öngörüleni bile katlayabiliyor. Buna raÄŸmen, hac, biz Türklerin en sevdiÄŸimiz ibadetlerin başında geliyor.
Eskiden hac zamanı gazetelerde de bir hareketlenme baÅŸlardı. Ä°lk Tercüman’da Lütfü AkdoÄŸan baÅŸlatmıştı sanıyorum, haccı yerinden izlemek geleneÄŸini; o geleneÄŸi en uzun sürdüren Kenan Akın’dır. Mevsimin hemen öncesinde Cidde’ye kamp kurardı Kenan Akın, hacıların her hareketini onun haber ve fotoÄŸraflarından izlerdi Türkiye. “Selâm gönderiyorlar” sütununda adları geçenlerin yakınları, sevdiklerinin saÄŸ ve selâmette olduÄŸuna dair haberi tez elden almış olurdu.
Bu yıl bir kez daha inandım: Bizim hacılar harika. Yüzlerce hacıyla görüşme fırsatı buldum Mekke ve Medine’de, “Durumunuzdan memnun musunuz?” sorusu yönelttiklerimin birinden bile beklediÄŸim türden ÅŸikâyet gelmedi. Zengini de orta hallisi de, aldığı hizmetten duyduÄŸu mutluluÄŸu aktardı sürekli. “HerÅŸey iyi, herÅŸey mükemmel” en fazla iÅŸittiÄŸim cümlelerdi.
Milletin sevdiÄŸini milletin vekillerinin de sevmesine ÅŸaÅŸmamak gerek. Diyanet Ä°ÅŸleri BaÅŸkanı Prof. Ali BardakoÄŸlu’nun bayramlaÅŸma dâvetine katılan milletvekili sayısıyla Meclis’ten yasa geçirmek mümkün olabilirdi. Kaldı ki, hac görevini ifa için kutsal topraklara gelen milletvekilleri o bayramlaÅŸma sofrasında toplananlardan ibaret deÄŸildi; Kâbe’deki buluÅŸma yerimiz olan müezzin mahfilinin altında onlarca milletvekiliyle daha karşılaÅŸtım.
Düzce Milletvekili Fahri Çakır benim de içinde yer aldığım ‘Kral dâvetlileri’ grubundaydı. “1992 yılına kadar, aileden zırt fırt hacca gidenlere kızardım” diye anlattı hikâyesini; 1992 yılında hac kendisine nasip olmuÅŸ, “O yıl bu yıldır, ne zaman fırsat elime geçtiyse, gitmeden edemiyorum…” Öyle böyle deÄŸil onun hacca ilgisi; ‘ne nerede, nereye en kolay nasıl gidilir’ türü soruların cevabı için çoÄŸu kez ona müracaat ettik.
Grubumuzdan üç milletvekili de Türkiye-Suudi Arabistan Dostluk Grubu üyesiydiler. Dostluk Grubu baÅŸkanı Karabük Milletvekili Mehmet Ceylan ile Çankırı Milletvekili Prof. Hikmet Özdemir de yolu daha önce sıkça buraya düşmüşlerden… Bizi çağıranlar, ‘kendine yeterlilik’ ilkesini uygulamak istemiÅŸ olacaklar ki, Ankara Müftüsü Hakkı Özer’i de aramıza katmışlar. Hakkı Hoca grup üyelerinin her sorusuna hiç yüksünmeden cevap verdi, ibadetimizi en iyi biçimde yerine getirmemiz için önderlik etti.
Hac bireysel bir ibadet olduÄŸu halde biz onu topluca yapılır hale getirmeyi bilmiÅŸiz. Hem de nasıl… Ä°zmir/Narlıdere’de askerliklerini yapan erlerin elele tutuÅŸturularak denize sokulduÄŸunu görmüştüm; Türk hacılar tavafta ve sa’yda genellikle aynı ÅŸekilde hareket ediyorlar. Elele ya da birbiri ardı sıra tutunarak… “Ä°stersen öyle davranma” dedi bir hac görevlisi, “Birbirinden koptuklarında çok tuhaf olaylarla karşılaşılabiliyor.” Bir keresinde, henüz Mekke’deki görevler bitmemiÅŸken, Medine’den arıyan biri, “Burada ihramlı bir hacınız var, gelin alın” diye telefon etmiÅŸ. Mekke ile Medine arası 450 km. MeÄŸer, bizim hacı, “Bir umre daha yapayım” hevesiyle ‘mikat’ için Mekke dışına çıkmış, ihrama girmiÅŸ, ancak solda durup Mekke otobüsüne binecek yerde, saÄŸa geçip… Kafilesine yeniden katıldığında, “Olsun, Medine de kutsal toprak deÄŸil mi?” diyormuÅŸ hacı… Çok tatlı bir hikâye… Hac ile ilgili her hikâye her zaman bu kadar tatlı olmayabiliyor… BaÅŸka ülkeler genç haccını teÅŸvik ediyor. Bu amaçla Malezya gibi ‘hac fonu’ oluÅŸturan ülkeler bile var; ileride kazanacaklarınıza mahsuben kullandığınız fonla genç yaÅŸta hacca gidebiliyorsunuz. Bizde ise, hac için para biriktirmek uzun sürdüğü için, daha çok da “Hacca gidince bütün yanlış davranışlara son vermek, elini eteÄŸini dünyadan çekmek gerekir” inancı sebebiyle ileri yaÅŸlara erteleniyor kutsal topraklar ziyareti. Kadınlı-erkekli Türk hacıların görece yaÅŸlılığı hemen dikkat çekiyor…
Bu yıl kadın hacıların yüzleri daha mütebessimdi. “Yeni uygulama sayesinde” dedi bir ilgili. Hacılara üç öğün merkezî yemek servisi yapılıyor. Bu vesileyle öğreniyorum ki, yıllar ve yıllar boyu, Türk hacılar, erkek-egemen kültürü kutsal topraklara da taşımış; eÅŸleri hem zaten zor olan ibadetleri yerine getirirken, hem de yetersiz ÅŸartlarda yemek piÅŸirirlermiÅŸ… Hac izlenimlerimiz devam edecek.