50 Years with Kings and Presidents

The one of the fisrt war correspondent of Turkey; Lütfü Akdoğan, has put down his memories, on the 3 vol books named, 50 Years with Kings and Presidents.

The books which are in best sellers on politic books, are available only in Turkish for now. The English version of them are coming soon.

Vol 1

http://www.dr.com.tr/Kitap/Krallar-ve-Baskanlarla-50-Yil-1cilt/Lutfu-Akdogan/Arastirma-Tarih/Politika-Arastirma/Devlet-Adamlari/urunno=0000000406770

Vol 2

http://www.dr.com.tr/Kitap/Krallar-ve-Baskanlarla-50-Yil-2Cilt/Lutfu-Akdogan/Arastirma-Tarih/Politika-Arastirma/Devlet-Adamlari/urunno=0000000406768

Vol 3

http://www.dr.com.tr/Kitap/Krallar-ve-Baskanlarla-50-Yil-3Cilt/Lutfu-Akdogan/Arastirma-Tarih/Politika-Arastirma/Devlet-Adamlari/urunno=0000000406769

-The day you decide to live only four yourself, is the day you die.

-There are not permanent friendship and permanent hostility, there is permanent commen benefits.

-Do not make exaggeration both in friendship and in hostility.

-When you become friends with someone, remember that, one day he can be an enemy to you.

*              *               *

-A country which has no justice, no discipline, no education, is not a country democratic.

-The justice stands with the “powerful”.

-The biggest power is the “hidden power”.

-The day that you think you are the most powerful, is the day that you are the faintest.

*              *               *

-Enter a war lie on you, but leave a war is not.

-The foots which pauses in several corners, carry people to the success.

-Your mind should control your feets, not your feets your mind.

-We may walk together in the same way, but our aims and ideas are never the same.

*              *               *

-Gain money is not an art. It is important that you consume the money in tranquillity.

-The goods that you don’t use and the money that you don’t spend are not belong to you.

-Do not turn all of your brain into money, otherwise, one day your brain looks like an empty wallet.

*              *               *

-The success is the hapiness.

-If you feel love in your heartbeats, the world worths to everything.

-Life is beautiful. If you keep yourself away from the others life and if you dont mix the others life, life is beautiful.

*              *               *

-If a beautiful woman carries you, you should know that, your end is; a scarf.

-Do not afraid of the elephant, but you should afraid of the woman.

-Your childrens are flowers. Take care of them.

*              *               *

-Water is sacred. Because, your life depends on it.

-Your existence depends on God, and God’s presence depends on you.

-You should get on well with God, otherwise you can’t get out of the difficulty.

-The religion consists of two equal parts; the half is belief, the half is patience.

*              *               *

-People are sometimes everything, sometimes nothing.

-Who finishes the man, is the man.

-The biggest enemy of the man is the man.

-Talk to people taking into account their capacity of understanding.

-People are hidden behind their tongue.

*              *               *

-Do not turn your head right and left and don’t turn your words around and around. İf your eyes see, go ahead in accordance with your eyes, without turning scraggly ways.

-You should avoid of making something that will require an appologize later on.

-Do not look to the dept you borrow, don’t forget the day that you will pay back.

-You should avoid of the damn of offensive people, because there is not a curtain between them and God.

-Jealousy, devastates and destroys all the goodnesses, like the fire burn the wood.

-Do not approach to the people who grovel, otherwise he obstructs you.

-If a brother be jealous of his brother, their end is the hostility.

*              *               *

-Who make Europe “Europe”, are the Turks.

-Who terminate the church domination in Europe, are the Turks.

-The prosperity way, which goes to Europe, passes from the Turkey.

-It is impossible to restrict the Turkey in order to the limits of the Laussanne Agreement.

Lütfü AkdoÄŸan’dan yeni kitap: “Ä°slam’ın Özü”

Ä°SLÂM’IN ÖZÃœ

Hz Muhammed’in Veda Haccı ve Hutbesi Hanefi Mezhebi’nin Kurucusu Ebu Hanife’nin Hayatı Peygamberimizin Annesi Âmine Hatun’un Çilesi

Türkiye’nin en saygın OrtadoÄŸu uzmanlarından gazeteci-yazar Lütfü AkdoÄŸan, yüzlerce yıllık orijinal kaynaklar ışığında hazırladığı eseriyle,
İslâm tarihinin en hayati detaylarına ışık tutuyor.
Bu kitap üç bölümden oluşuyor:
Birinci bölümde Hanefi Mezhebi’nin kurucusu Ebu Hanife’nin hayatı;
Ä°kinci bölümde Hz. Muhammed’in Veda Haccı ve Hutbesi;

Üçüncü bölümdeyse Peygamberimizin Annesi Âmine Hatun’un çilesi yer alıyor.
Yazar Lütfü Akdoğan, geniş İslam kültürüyle, hoşgörüsüyle, mütevazı İstanbul beyefendiliğini sinesinde toplayan bir yazardır.
Uzun süre Avrupa’da yaşayan Lütfü Akdoğan Ortadoğu, Anadolu ve Avrupa kültürüyle yoğrulmuştur.
Bugün 30’a yakın eseri bulunan Lütfü Akdoğan’ın bazı kitapları Arapça, İngilizce ve Fransızcaya çevrilmiştir.
Yazar ayrıca Arapça ve Fransızca da bilmektedir

Lütfü Akdogan’dan Yeni Kitap: “Molla Mustafa Barzani Anlatiyor”

 

http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=78338

 

Halife için aðlayan Barzani    Molla Barzani; “Bizim yýllarca mücadele edip elde edemediðimiz haklara, Türkiye’deki Kürtler yýllardýr sahip.”

Kürdistan Demokratik Partisi’nin kurucusu Molla Mustafa Barzani’nin 1970 yýlýnda gazeteci Lütfü Akdoðan’a verdiði tarihî röportaj, kitap haline getirildi. Barzani’nin 37 yýldýr hiçbir yerde yayýnlanmayan fotoðraflarýný da içeren “Molla Mustafa Barzani anlatýyor” isimli kitap, Kürtlerin yakýn tarihe ýþýk tutuyor.

“Bazý kiþiler var… Bunlar kitap basar, harita çýkarýr; Türkiye ve Ýran’ý içine alan  muhtar bir Kürt devletinden bahseder. Ben hayatýmda böyle bir teþebbüsün içine girmedim.  Girmem de… Biz, hiçbir tahrike kapýlmayacaðýz. Türkiye’ye karþý, Türk Milletine karþý sevgi ve saygýmýz sonsuzdur. Türk Milletine selam ve hürmetlerimi iletin!” Bu sözler, Kürdistan Demokratik Partisi’nin kurucusu ve Mesud Barzani’nin babasý Molla Mustafa Barzani’ye ait…    Molla Mustafa Barzani 1970 yýlýnda, devrin Irak Ýhtilâl Komitesi Baþkan Yardýmcýsý Saddam Hüseyin ile yaptýðý tarihî ateþkes anlaþmasýndan birkaç gün sonra verdiði röportajda,  gerek Türkiye-Irak iliþkileri, gerek “gizli ellerin” Kuzey Irak’taki giriþimleri, gerekse Kürtlerin 20’nci yüzyýla damgasýný vuran mücadeleleri üzerine, yakýn tarihe ýþýk tutan çok önemli açýklamalarda bulunuyor.

“OSMANLI YIKILDIÐINDA HALÝFE ÝÇÝN AÐLADIK…”    Sürgünlerle dolu hayatýnýn ilk 2 yýlýnýn Diyarbakýr Hapishanesi’nde, çocukluðunun ise Hamidiye Birlikleri’nden kaçmakla geçtiðini anlatan Molla Mustafa Barzani, buna raðmen Osmanlý Ýmparatorluðu yýkýldýðýnda, bölgenin en önemli Nakþibendî merkezi haline gelen Barzan köyünde “Halife için aðýtlar yaktýklarýný” belirtiyor. 1930’lu yýllarda Ýngilizlerin bölgede kendilerine baðlý bir Kürt devleti kurdurmak için diðer aþiret liderlerini satýn almaya çalýþtýðýný söyleyen Barzani, bu dönemde Ýngilizlerden kaçarak sýðýndýklarý Türkiye’de ise Mustafa Kemal Atatürk’ün kendilerini himaye ettirdiðini vurguluyor. Savaþ yýllarýnda ortaya çýkan kýtlýk yüzünden kedileri kesip yemek zorunda kaldýklarýný anlatan Molla Mustafa Barzani, “baðýmsýz bir devletten önce insanca yaþamak ve iyi eðitimli çocuklar yetiþtirmek istediklerini” belirtirken, “Bizim yýllarca mücadele edip elde edemediðimiz haklara, Türkiye’deki Kürtler yýllardan beri sahiptir” diyor. “Birtakým gizli güçler, bizi birbirimize düþürmektedir” diye konuþan Barzani, Türkiye’deki Kürt hareketlerine ise hiçbir þekilde müdahale etmediklerini savunuyor.    “PEÞMERGELER ARASINDA DOÐDUM, ONLARLA ÖLECEÐÝM…”

Lütfü Akdoðan’ýn 1970 Mart’ýnda Kerkük’te konuþtuðu isimler arasýnda, Molla Mustafa Barzani’nin küçük oðlu Mesud Barzani de bulunuyor. Günümüzde Kuzey Irak’taki Kürt bölgesinin baþkaný sýfatýyla yaptýðý açýklamalar Türkiye’den ABD’ye kadar geniþ bir coðrafyada tartýþmalar yaratan Mesud Barzani, henüz 24 yaþýndayken konuþtuðu Lütfü Akdoðan’a, “Peþmergeler arasýnda doðdum, onlar arasýnda öleceðim. Esasen politikayý sevmiyorum…” diyor. Öte yandan, Lütfü Akdoðan, yazý dizisinde “Türkiye’den hemen hiçbir destek görmeyen” Kerkük Türkmenlerinin durumuyla ilgili de çarpýcý tespitlerde bulunuyor.

http://www.hurhaberci.com/newsdetails-.asp?newsid=2493  http://www.imge.com.tr/product_info.php?products_id=72945&imge_id=4ge9fuj7f4iltaj4mkalqjq3nda41m6p  http://www.kalemlervekiliclar.com/showthread.php?tid=1029 http://www.haber10.com/haber/67189/ http://www.pandora.com.tr/urun.asp%3Fid%3D148795+l%C3%BCtf%C3%BC+akdo%C4%9Fan&hl=tr&ct=clnk&cd=10&gl=tr  http://www.hepsiburada.com/productDetails.aspx?CategoryId=9908&productId=karkaplan03  http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=118244&session=S6528398966249652013&LogID

Lütfü AkdoÄŸan’ın Yeni Åžiir Kitabı: “Yer, Gök, Deniz”

Korkmayız Kimseden

Biz korkmayız
Kimseden
Ne de ölümden
Ahlakımızı almışız
Kur’an-ı Kerim’den
Ehl-i Beyt’tir   Evimiz
Kendimizi biliriz
Molla Seyyit Emin’dir
Dedemiz
Her zaman ellerimiz
Tertemiz
Kur’an’daki her haram
Bizim için de
Haramdır
Kapımızı çalan
Bizim için
Tanrıdan
Ä°kram
Fakir zengin
Bilmeyiz
Biz herkesin
Hizmetindeyiz
Öyle gördük
Dededen
Çekinmeyiz
Hiçbir
Åžeyden
Korkmayız
Ölümden
Ahlakımızı almışız
Kur’an-ı Kerim’den

Hayret

Hayret;
Beni bir köpek ısırdı.
Her gün kemik verdiğim,
Kucağıma alıp tüylerini okşadığım,
Yanaklarından öptüğüm köpek ısırdı.
Hayret;
Oysa hiç de insana benzemiyordu…

Bir Damla Su

Dünya ne ki?
O,
Bir meçhul…
İçindeki insan,
Üstündeki hayvan,
Denizdeki balık,
Havadaki kuÅŸ,
Topraktan fışkıran bitkiler;
Her ÅŸey, her ÅŸey
Meçhul…
Yaratan
Ne istedi bizden?
Hepimizi sanki çıkardı
Denizden…
Öyle diyorlar;
Geldik bir damla  sudan…
Bu gürültü patırtı
Neden, neden?
Cinayetler, savaÅŸlar,
Neden, neden?
Hani gelmiÅŸtik
Bir damla sudan..?

Lütfü Akdoğan

Kitap: “Ä°mparatorluÄŸu Yıkan Kadın: Sara”

Önsöz;

Yakın Tarihten İbret

Fransızlar’ın ünlü yazarı Montesquieu, “İran Mektupları” adlı eserinde “ Ne mutlu insana ki, kendi liyakatinden bahsetmeyecek kadar mağrurdur.” Der.

Biz de diyoruz ki, evet Babıâli’nin üstadlarından Lütfü Akdoğan 35 yıllık şan ve şöhret dolu gazetecilik mesleğinin ardından tevazu derecesine varan gururu bir yana bırakmalı ve dağarcığını milletine açmalıdır.

50’li yıllardan 80’li yıllara köprü olan bir uzman gazetecilik var mıdır? Diye sorulsa, hiç şüphesiz ilk akla gelen konu “Ortadoğu Muhabirliği” olur. Evet, 50’li yılların başında, Türk basını, gelişen teknoloji ve telekomünikasyon karşısında yaya kalırken, yanıbaşımızdaki Şam’la telefon görüşmesi, Londra üzerinden yapılırken, bir gencecik gazetecimiz, Arap ülkelerinde adeta köşe kapmaca oynuyordu.   Daha düne kadar hükümdarlığımız altında bulunurken, 1. Dünya Savaşı ile birlikte “düşman kardeş” durumuna düştüğümüz Arap ülkeleri 20. asrın ortalarında söz sahibi olunca, uluslararası platformda önemli bir yer işgal etmeye başlıyordu.

Hemen yanıbaşımız din kardeşimiz, kültür ortağımız bu ülkeler yine o tarihlerde ulaşılması anlaşılması güç birer kapalı kutu gibi görülüyordu. Ancak bıyığı henüz terlemiş Gazeteci Lütfü Akdoğan, Arapça dilini bilmenin verdiği avantajın yanısıra üstün kabiliyeti ile kısa zamanda bu ülkelerin insanlarını, başta yöneticileri olmak üzere adeta avucunun içine alıyordu.   Akdoğan, geçtiğimiz 35 yıl içinde aklınıza gelebilecek tüm Ortadoğu ülkelerini karış karış gezdi. Her tarafı didik didik etti. Oraları önce öğrendi, sonra Türk kamuoyuna öğretti.   Bunca zamandan sonra artık Lütfü Akdoğan için gördüklerini, duyduklarını ve bildiklerini tarih ehline emanet etmek zamanı geldi. Şimdi kendisi, o sımsıcak anıları ile başbaşa elde kalem, paha biçilmez tarih hazinesini kağıda dökmeye başladı.   Elinizdeki kitap, Lütfü Akdoğan’ın çok önemli bir araştırmasınınb ürünü. 1. Dünya Savaş’ında, Osmanlı İmparatorluğu’nun “ Güneydoğu Cephesi Hikayesi”.   Okuyun, beğeneceksiniz, üzüleceksiniz ve bir acı gerçeği günümüze “ibret vakası” olarak aktaran Lütfü Akdoğan’a gönlünüzün taa derinliklerinden teşekkür edeceksiniz.                        Saygılarımızla.

ABC AJANSI

Yeni Çağ Gazetesi

Kendim için yaşadığım gün, öldüğüm gündür!

60 yıllık gazetecilik deneyimini, Orta Doğu gibi kritik bir bölgede görev yaparak Türk insanının yararına sunan Lütfü Akdoğan ile konuşulmadıkları konuştuk.

O güne kadar konuÅŸmaya dahi cesaret edilemeyen konularla ilgili röportajlar yapan, Hac ve Kâbe’ye kamera ve fotoÄŸraf makinesini sokarak o kutsal beldelerin görüntülerini ilk defa Türk okuyucularına sunan, AÄŸrı Dağı’na ilk çıkan gazeteci unvanını taşıyan Orta DoÄŸu’da görüşmedik devlet baÅŸkanı bırakmayan, “Kendim için yaÅŸadığım gün, öldüğüm gündür” diyen 60 yıllık gazeteci aÄŸabeyimiz Lütfü DoÄŸan bu haftaki konuÄŸumuz. Gelin bir solukta okuyacağınız onunla yaptığımız söyleÅŸiye dönelim: Devamını Oku